Suç ve Ceza - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski Kitap Yorumu

Artık kitaplardaki alıntıları yorumladığım bir Youtube kanalım var, videolardan haberdar olmak için kanalıma abone olmak isterseniz:
http://bit.ly/alintilarlayasiyorum 

https://www.youtube.com/channel/UCLDoHVW_FSN58EE52V193Ag

Youtube kanalımın amacı, Doğu'daki ya da başka herhangi bir yerdeki ihtiyaç sahibi çocuklardan kitap almaya maddi durumu yetmeyenlere 1000 aboneye ulaşıldıktan sonra kitap hediye etmektir.

Kitap almaya maddi durumu yetmeyen geleceğin yetişkinleri olacak çocuklarımıza kitap alabilmemi sağlamak isterseniz kanalıma abone olabilir, videolarımı paylaşabilirsiniz. Sevgiler!

SUÇ VE CEZA KİTABI İNCELEMESİ

Bu incelemeyi ya hiç okumayın ya da başlamışken sonuna kadar tam olarak okuyun. Aynı Suç ve Ceza kitabının başrolü Raskolnikov gibi ya bir hiç olun ya da Raskolnikov'un emeli gibi Napolyon'a ulaşma ve kendini gerçekleştirme arzuları içerisinde kendinizi tamamlayın.

Dostoyevski'ye ait bu kitaptan önce okuduğum 8 kitabında da kendi filminin fragmanının ve galasının yapıldığını söylemiştim. Şimdi ise filmin başladığını ve Suç ve Ceza kitabıyla beraber edebi doyum anlamında ve sorgulama konularında tam bir uçuşa geçtiğini söylemek istiyorum! Ve size bir şey söyleyeyim mi, bu uçuşa hepimiz davetliyiz. Hepimiz onun yazdığı bu yazıları yaklaşık 150 yıl sonra okuyabiliyorsak Rus Edebiyatı uçağının kokpitinden bize seslenen bir Dostoyevski var ve bizi kendi edebiyatına şahit olmak için seyahatler yapmaya çağırıyor. Bu seferki seferinin adı ise Suç ve Ceza, ayrıca sadece gidiş bileti olarak alınmış.


Önceki seferlerinde Öteki kitabında Bay Golyadkin karakteriyle kişilik bölünmesini ve psikolojide Doppelganger ile adı geçen olayı tanıtan, Ölüler Evinden Anılar kitabıyla sırta inen kırbaçları, acıları, ruhsal paradoksları Suç ve Ceza kitabında tam anlamıyla en üst seviyelere çıkaran bu adamın Raskolnikov ülkesine gitme arzusuna davetliyiz hepimiz!


Raskolnik kelimesinin anlamı : 17. yüzyılda din kitaplarında yapılan düzeltmeleri kabul etmeyenler.
Suç kelimesinin anlamı : Yasalara aykırı davranış.
Ceza kelimesinin anlamı : Uygunsuz davranışlarda bulunanlara uygulanan üzüntü, sıkıntı, acı verici işlem veya yaptırım.

Yukarıda yazdığım 3 kavram arasında sıkışıp kalan, ruhun balta girmemiş ormanlarına balta ile dalan, devlet dairelerini, sistemleri, insanları, siyasi düzeni, inançları, sorgulamayışları, hatta kendini bile balta ile doğramaya ant içmiş bir adam var karşınızda! Raskolnikov. Kişilik bölünmelerinden dolayı sonsuz bir mayoz döngüsüne girmiş olan bu adamın içinde neler neler olmuyor ki... Raskolnikov'un içindeki kişilik bölünmelerinde sistemler ve düzenler baltalanıyor, sorgulamalar arasında ruhsal düzeni sağlamak için ellerinde balta taşıyan askerler gelip geçiyor, inançlar ve kalıpsal düşünceler baltalanıyor, devlet daireleri ve siyasi paradigmalar bir daha gelmelerini istememek amacıyla baltalanıyor ve özellikle de insanın kendisi baltalanmak isteniyor.


Peki, ya bu baltalama olayı sonucunda aslında bütün acılar, kederler, sistemler, inançlar, diğer bütün sorgulamalar ağaçların kesilip de sonra tekrar ve daha gür çıkması gibi yerlerinden daha gür ve etkili olarak çıkıyorlarsa? Mesela öldürmesine öldürebilirsin istediğini, peki ya bu ölüler önceki durumlarında verdiği sıkıntı ve acıdan daha çok acı verirse sana aynı ağaçların kesildikten sonra daha gür çıkması gibi Raskolnikovcuğum?

Peki ya cinayet aleti olarak kullanılabilecek bu kadar ilkel bir aletten bir tümevarımla yola çıkılarak bütün insanlar ve bütün sistemler baltalanmak isteniyorsa? Raskolnikov'un içindeki kişilik bölünmelerinin her biri ama istisnasız olarak her birinin aklından atamadığı tek bir şey vardı, o da Napolyon olabilme ve kendini gerçekleştirebilme arzusu. Katil olmaktan çok kendini baltaya ve bu sebeple de onla gelebilecek zirveye adamışlık. Freud daha elinde lolipopla 10 yaşında dolanırken Dostoyevski Suç ve Ceza kitabında onun ileride belirteceği id kavramıyla bu kitaptaki öldürme ve hırsızlık arzusunu, ego kavramıyla bu olayın sorgulamasını, süper ego kavramıyla ise de Raskolnikov'un kıvranmaları ve bir türlü Napolyon olamayışlarını anlatmak istemişti. Bu nedenle Balta Tanrısına tapan sayısızca Raskolnikov vardı içinde bölünmüş olan.



En keskin sorgulamaları, Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisine en üst sıradan girmeyi arzulamaları, kendisini cinayet gibi bir kaç(amay)ış ile gerçekleştirmeyi istemeleri ile Raskolnikov yatağında tam bir girdap içerisinde kalmıştı. Etrafında baltalar ve Svidrigaylov, Porfiriy, Zametov karakterleri gibi ruh ezici insanlar vardı.



Nasıl ki Kafka Dönüşüm kitabında bir böceğe, GLaDOS Portal 2 oyununda bir patatese, Tacettin Sihirli Annem'de bir köpeğe dönüşmüş ise Raskolnikov'un kendisini bir bit olarak hissetmesine şaşırmamalıydı. Çünkü o pislik bir bitin ta kendisiydi. İnsan sevgisini kendi pençesinden kurtaramadığı, Napolyon hayallerinin bir türlü gerçekleşemediği bir bitti.

Hakan Günday Kinyas ve Kayra'da, bir fahişe ile bir rahibenin mezarlıkta yanyana olabilmelerini hayatın en gerçek anı olarak görürdü. Bu kitapta da Raskolnikov ve Sonya'nın ilişkilerini ben de aynen buna benzetiyorum. Bir katil ve bir fahişenin ilişkisinden doğan aklanamama sürecini.

Mesleği bir bakıma toplum mühendisi olan Dostoyevski, Suç ve Ceza kitabıyla birlikte bize çok ama çok önemli bir fener tutuyor. Peki, biz hayatta ne kadar Napolyon olmayı istiyoruz? Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisinde nerede yer almak istiyoruz? Cinayet Napolyonu gibi sevgimizin Napolyonu ya da şehvetin Napolyonu mu olmak istiyoruz? Belki de iş hayatımızın ve kariyerimizin Napolyonları? Eminim ki herkes bu kitabı okuduktan sonra kafasında hayali bir spot ışığı belirecek ve sonu gelmeyen sorgulamaların içine düşecektir.


Dunya karakterinin güzelliği için kendisiyle aynı adı taşıyan ve benim çok sevdiğim bir şarkı olan : https://www.youtube.com/watch?v=fLf6CRoY4og 
Svidrigaylov karakterinin mistikliği, karanlık yapısı ve kitaptaki Dunya ile odada yalnız kalması ve ondan sonraki o efsane sahneler için ise şu şarkıyı kesinlikle öneriyorum : https://www.youtube.com/watch?v=7WFk23_6yos

Bu kitabı seven bir zamanlar 100den fazla ülkede yasaklanmış olan High Tension filmine bayılır. Bir film bir kitaba bu kadar benzeyebilirdi...

Ayrıca araya bir komiklik olarak da hevesleri baltalayan balta karakteri olarak Baltalı İlah'tan şunları öneririm : http://www.kocatepegazetesi.com/Images/Thumbs/PhotoGallery/585-baltali-ilah-baltali-ilah-650x0.jpeg https://cdn-st1.ofpof.com/content/ri344ixrpt/gallery/_780x335-pthp59sxwn.jpg

Eğer buraya kadar okuduysan bil ki seviliyorsun, keyifli okumalar ve acılar dilerim.

#kitapyorumu #kitapincelemesi


6 yorum

Author
avatar

Muhteşem.Eseri ben de okumuştum ama okumadığımı anladım.Tebrikler

Reply
Author
avatar

12 yıl önce lise yıllarında okuduğum bu eşsiz eseri tekrar okuma isteği uyandı içimde sayenizde. En kısa zamanda okuyacağım. Ayrıca belirtmek isterim ki ürettiğiniz içerik oldukça özgün bir tarzda ve takip edilmesi zevkli bir yapıya sahip. Sizi tebrik ediyorum.

Reply
Author
avatar

Çok teşekkürler Mustafa Bey, en kısa zamanda tekrar okuduğunuzda beraber yorumlaşabiliriz umarım. Yorumunuz ve değer verip zamanınızı ayırdığınız için tekrar teşekkür ederim, sevgiler...

Reply
Author
avatar

Ben de farklı bakış açılarına ve farklı incelemelere bu yüzden değer veriyorum, çizimler de biraz göz doyumu için. Canlandırması ve görsel olması her zaman daha dikkat çekici oluyor eminim kİ. Teşekkür ederim. :)

Reply
Author
avatar

Ufak bi düzeltme :(özür dileyerek) Dunya Raskolnikov'un kardeşi idi. Sonya olacak doğrusu :)

Reply
Author
avatar

Haklısınız, en sondaki Dunya kısmı doğru fakat yazının bir yerinde Sonya olacaktı. Teşekkür ederim. :)

Reply